BATININ GERÇEK YÜZÜ
17/5/2009 -Kategori: GER_EKLER
İÇERİDEN DIŞARIDAN VURUYORLAR* BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Ermenicilere soğuk duş yaşatan Bakü ziyareti sonrası yine malum çevrelerin saldırısına uğradı. Başbakan’ın milli meselelerde hassasiyet göstermesine tahammül edemeyen mütareke takımının yanı sıra Ermeni kartını çok seven ve her ihtiyacı olduğunda masaya süren ABD kanadından da Başbakan Erdoğan’a tepki ve tehdit yağdı.

ABD: sınırları açın, yoksa…
* ABD Kongresi’ndeki “Türkiye” konulu toplantıda da Erdoğan açıkça tehdit edildi. Atlantik Konseyi uzmanlarından David Phillips, “Gül, normalleşme sürecini ‘ön koşulsuz’ diye niteledi. Buna karşın, Erdoğan ‘Karabağ’şartı koydu. Türk-Amerikan ilişkileri olumsuz etkilenir!” dedi.
Sarkisyan da yüksek uçtu!
* ERMENİSTAN Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Başbakan Erdoğan’ın Azerbaycan’a Bakü’de verdiği “Karabağ işgali bitmeden sınır açılmaz” garantisine İngiltere’den tepki gösterdi: Türkiye’nin Karabağ’la ilgili herhangi bir girişimi sürece zarar verir. Türkiye, bu işe karışmasın!
YENİÇAĞ, Hakkari’deki ‘tek bayrak, tek millet, tek vatan ‘vurgusunun ardından küreselcilerin hedefi haline gelen Başbakan Erdoğan’ı daha önce yayınlarıyla uyarmıştı.
BAKÜ ZİYARETİ MORALLERİNİ ÇOK BOZDU
KÜRESELCiLER ŞOKTA
Milli duruş sergilediğinde Başbakan’a saldırmayı vazife edinen mütareke takımı, yine harekete geçti. Erdoğan’ın Ermeni sınırı konusunda verdiği garanti, fütursuzca eleştirilmeye başlandı.
Haber: Macit Soydan
AB ve ABD emperyalizmine rşı çıkıp milli duruş sergileyen vatanseverlere saldırmayı vazife edinen çevreler bu kez daha önce alkışladıkları Başbakan Erdoğan’ı hedef seçti. Aktütün baskınının ardından Genelkurmay’a verdiği destek, ABD’nin İran politikasına yönelttiği eleştiriler ve Hakkari’deki ’tek bayrak, tek millet, tek vatan’ vurgusunun ardından malum çevrelerin kara listesine giren Başbakan Erdoğan, bu kez de Ermenistan konusunda yaptığı açıklamalarla saldırıların odak noktası oldu. Bir kaç gün önce gittiği Bakü’de “Karabağ’daki Ermeni işgali sonlandırılmadan, sınır açılmayacak” diyerek, soydaşlarımızın endişelerini gideren Erdoğan, Türkiye’deki bazı çevrelerin ise uykularını kaçırdı.
İpleri Aliyev’e verdi
* Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ’diplomatik ipleri’ni İlham Aliyev’in ellerine teslim etmiştir. İlham Aliyev ise ’Değerli kardeşimin sözleri en değerli cevaptır. Cevabına minnettarım. Bundan daha açık bir cevap olamaz’ diyerek, Türkiye’yi ipotek altına almaktan duyduğu memnuniyeti ifade etmiştir.
“Bakü show”
* Tayyip Erdoğan, Kafkasya’da ve Kafkasya üzerinden uluslararası sahnede Türkiye’ye yol aldırmak için, bundan böyle, İlham Aliyev’in keyfine tabi olacak. Baku’nun hasadı budur.
* ’Bakü showu’nun muhtemelen en can sıkıcı yönü, Türkiye’nin sorun çözme yeteneksizliğinin bir kez daha sergilenmiş olmasıdır. Heybeliada Ruhban Okulu sorununu 1973’ten beri çözemiyor. Kıbrıs sorununda ’çözümsüzlük en iyi çözüm’ politikasından tam 30 yıl sonra vazgeçti, orada da kendisini limanlar konusunda kilitledi.
Tek Millet iki Devlet Demagoji
* Kürt sorunu, malum. Ermenistan’la sınır açılması bile Kafdağı’nın ardında. ’Bir millet iki devlet’demagojisinin yol açtığı hasarlardan biri bu. Bu bir demagoji çünkü sormak gerekir: Niçin ’Bir millet üç devlet’ değil? Türk milleti Azerbaycan milleti ile aynı millet ise, İran’ın yüzde 25’i, başkenti Tahran’ın yüzde 30-35’i Azeri. Azerbaycan’daki Azeriden fazlası İran’da yaşıyor. Kürtleri ne yapacağız?
Kürtler de ’bir millet’ ise, ’bir millet dört devlet’ diye, Türkiye-Irak-İran-Suriye’den söz etmemiz gerekir. Ya da geçenlerde basında yansıdığı gibi, madem Türkiye ile Azerbaycan ’bir millet-iki devlet’ ve Türkiye’nin ’üniter yapısı’tartışma dışı, o takdirde ’iki millet-bir devlet’ ilkesi kabul edilse de Kürt sorunu çözülse fena mı olur? Neyse, Bakü’da Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin kendi kalesine attığı ’diplomasi golü’ nasıl çıkacak? Hep birlikte izleyeceğiz...
Gerekirse Ermeni göçmenleri göndeririz
Başbakan Erdoğan, Polonya’da Türkiye gündemine ilişkin çarpıcı mesajlar verdi. Odansk Üniversitesi’nde konuşan Başbakan, Karabağ konusunun Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti: Orada Ermenistan işgalci olduğunu kabul ediyor. Bunun için oradan çekil. Orası işgal edildiği için sınır kapanmıştır. Şu anda benim ülkemde 40 bin kaçak Ermeni var. Niye bunlar bizim ülkemize girdiler. Çünkü Ermenistan’da durum vahim. Gerekirse geri de göndeririz. Ama böyle bir şeyi doğru bulmuyoruz.
Almayacaksanız bilelim
Konuşmasında Almanya Başbakanı Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin, Türkiye karşıtı tutumunu eleştiren Başbakan, “Merkel, Sarkozy ile bir araya gelince başka konuşuyor, ayrılınca başka konuşuyor. Bizi almak istemiyorsanız söyleyin, bilelim. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bir çoğu Müslüman olduğu için mi bizi almıyorsunuz?” dedi. Erdoğan, TSK’nın hükümete müdahale ettiği iddiaların da tepki göstererek, “TSK Anayasal sınırlar içinde görevini yapmaktadır” diye konuştu.
Güvenirliliğimiz kocaman çizik yedi
Başbakan Erdoğan’ın Bakü temasları Taraf gazetesi yazarlarından The Economist’in Türkiye temsilcisi Amberin Zaman’ın da sinirlerini bozdu. Zaman’ın Taraf gazetesinde yayınlanan ”Öf sıkıcı bir AB yazısı daha“ başlıklı yazısında da Erdoğan kıyasıya eleştirildi. Yazısında AB sürecinde Türkiye’ye yöneltilen eleştirilerden bahseden Zaman sonra sözü Erdoğan’a getirdi. İşte Zaman’ın yazısı: ”Görüştüğüm AB’li diplomatların büyük çoğunluğu Egemen Bağış’tan olumlu bahsediyor... Benzer övgüler Suat Kınıklıoğlu için de dile getiriliyor. Peki hangisi başbakana gereğinde itiraz edebiliyor? Ermenistan konusunda yapılan U dönüşüne baktığımızda pek umutlanamıyorum. Hani Ermenistan ile normalleşme süreci Karabağ ile ilişkilendirilmiyordu artık? Bu iş bana ABD’yle 1 Mart tezkeresinde yaşanan süreci andırdı. Yerine getiremeyeceğimiz taahhütlerde bulunduk, ABD gemileri haftalarca Mersin açıklarında bekledi. Sonrada ’sorry’ dedik, güvenilirliğimize kocaman bir çizik attık. (Yanlış anlaşılmasın ben de tezkereye karşıydım). Şimdi de Ermenistan’a, suyun kenarına kadar getirdikten sonra içemezsin diyoruz.
Saldırı listesi kabarıyor
Başbakan Erdoğan bazı konularda “milli duruş” sergileyince daha önce de aynı çevrelerin saldırısına uğramıştı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un Aktütün saldırısı ile ilgili açıklamalarına destek veren Başbakan Erdoğan, eleştirilere maruz kalmıştı. Taraf gazetesi ve yazarları “Paşası’nın Başbakan’ı” manşeti ile Erdoğan’ı hedef almıştı.
Ya sev ya terk et
Geçtiğimiz yıl Hakkari’ye giden Başbakan “Biz ne dedik? ’tek millet’dedik. Ne dedik? ’tek bayrak’ dedik. Ne dedik? ’Tek vatan’dedik? Ne dedik? ’Tek devlet’dedik. Buna kim karşı çıkabilir yahu? Buna karşı çıkabilenin bu ülkede yeri yok. Buyursun istediği yere gitsin” vurgusu da aynı çevrelerin eleştirilerin neden olmuştu. AB ve ABD sevdalısı bazı gazeteciler, işi Erdoğan’ı faşistlikle nitelemeye kadar vardırmıştı. Cumhurbaşkanı Gül’ün yakın arkadaşları da Başbakan Erdoğan’a karşı taarruz başlatmıştı. Erdoğan’ın sözde Kürt sorunu karşısındaki duruşunu eleştiren Fehmi Koru, “Obama gibi değişim sloganını kullanarak iktidara gelen AKP Kürt sorunu, insan hakları ve demokrasi noktasında kendi çizgisinden saptı. Bush gibi oldu” demişti.
Donkişot’a benzettiler
Başbakan, İran konusundaki sözleri de mütareke takımını rahatsız etmişti. İşbirlikçiler, Washinton’da “İran eğer kitle imha silahı yapıyorsa, Ona ’Bunu yapma’ diyenlerin de nükleer silahlarının olmaması gerekir” diyen Erdoğan’ı linç kampanyası başlatmıştı. Bazı sözde aydınlar Erdoğan’ı Donkişot’a benzetmişti.
ABD KONGRESİ AÇIK AÇIK TEHDİT ETTİ
Sınırı açın, yoksa…
Ankara’ya mesajlar gönderen ABD Kongresi, Azerbaycan ziyaretinden rahatsızlığını böyle
dile getirdi: Türkiye-Ermenistan anlaşmasının başarısızlığa uğraması, ilişkileri olumsuz etkiler
ABD Temsilciler Meclisinde düzenlenen bir oturumda, ABD Başkanı Barack Obama’nın Nisan ayındaki Türkiye ziyaretinden sonra Türk-Amerikan ilişkilerinin konumu ele alındı. Demokrat Parti Florida Milletvekili Robert Wexler’ın başkanlığını yaptığı oturumda, ABD Alman Marshall Fonu uzmanlarından Ian Lesser, Atlantik Konseyi uzmanlarından David Phillips ve Stratejik ve Uluslararası Etüdler Merkezi (CSIS) Başkan Yardımcısı Stephen Flanagan, Türk-Amerikan ilişkilerini değerlendirdi.
Destek çağrısı yaptı
Oturumun açılışında konuşan Wexler, “Obama’nın Türkiye’ye yaptığı tarihi ziyaretin ardından” böyle bir oturuma gerek duyduğunu kaydetti. Konuşmasında Türk-Ermeni yakınlaşmasına da değinen Wexler, şöyle konuştu: “Bu diplomatik çabalar, ABD ve uluslararası toplumdan en üst düzeyde desteği hak ediyor. Kongredeki meslektaşlarımı Ermenistan ve Türk hükümetlerinin diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurma arayışlarında desteklemeye çağırıyorum.”
Aralarındaki fark
Oturumun konuşmacılarından David Phillips, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda farklı söyleme sahip olduğunu iddia etti. Phillips, Gül’ün, normalleşme sürecini ön koşulsuz olarak nitelemesine karşın, Başbakan Erdoğan’ın, Ermenistan sınırının açılmasını, Yukarı Karabağ meselesinin çözümüne bağladığını söyledi.
Sözler tutulmalı
David Phillips, Ermenistan ile yakınlaşmada ilerlemenin ölçüsünün, sözler değil eylemler olacağını belirtirken, Türk-Ermeni çerçeve anlaşmasının başarısızlığa uğramasının, Türk-Amerikan ilişkilerini de etkileyebileceğini öne sürdü. Stephen Flanagan da konuşmasında, Türkiye ile ABD’nin çıkarlarının çok geniş ölçüde birbiriyle örtüştüğünü söyledi. Flanagan, bu konuları, Orta Doğu’da istikrar, terörizm ve aşırılıkla mücadele, açık küresel ekonomi, enerji kaynaklarının güvenlik altına alınması, Kafkaslar ve Orta Asya’da istikrarın korunması ve Avrupa ile yapıcı ilişkilerin devam ettirilmesi olarak sıraladı.
Clinton, mektupla motive ediyor
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’a gönderdiği mektupta ABD’nin Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin tesis edilmesine desteğini teyid etti. Ermenistan Cumhurbaşkanlığı Bürosuna göre, Hillary Clinton, mektubunda ABD’nin, hem Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecine hem de Karabağ sürecine olan desteğine vurgu yaptı.
Hillary Clinton, ABD’nin Minsk Grubunun Karabağ sorununu çözülmesi için yaptığı arabuluculuk çabasına da destegini de ifade ettiği mektubunda bazı ikili konulara da değindi.
ABD Kongresi’nde düzenlenen “Türkiye” konulu toplantının katılımcıları, Ankara ile Washington’ın çıkarlarının birbiriyle örtüştüğünü iddia etti. Toplantıyı yöneten Demokrat Parti Florida Milletvekili Robert Wexler, yeni Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, “komşularla sıfır problem” politikasını takdirle karşıladıklarını söyledi.
Taşnaklar sürecin askıya alınmasını istedi
Hükümeti Türkiye’ye taviz vermekle suçlayan Taşnaklar sert eleştirilerini sürdürüyor
Taşnak liderlerinden Kiro Manoyan, Ermenistan yönetiminin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakü’deki açıklamalarına gerekli tepkiyi vermediğini savundu. Sarkisyan yönetiminin Türkiye ile ilgili politikalarına tepki olarak bir süre önce hükümetten çekilen Taşnak Partisi’nin lideri Manoyan, Erivan’da düzenlediği basın toplantısında Ermenistan hükümetinin, Erdoğan’ın Bakü’deki açıklamalarına verdiği yanıtı eleştirerek, ne Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın, ne de Dışişleri Bakanı Edward Nalbandiyan’ın, Ermenistan’ın, Türkiye ile görüşmeleri sürdürüp sürdürmeyeceğini söylediğini kaydetti.
Zaman kaybı
Ermenistan Devlet Radyosu’na göre, Manoyan, “Ermenistan, Türkiye’ye bu tür oyunlara hoşgörü göstermeyeceğini kesin bir dille söylemeli ve müzakereleri askıya almalı” dedi. Manoyan, Türkiye ile müzakerelerin sonuç vermediğini de öne sürerken “Biz sadece zaman kaybediyoruz” ifadesini kullandı.
Sarkisyan: Türkiye Karabağ’a karışmasın
Sarkisyan, “işgal sonlanmadan sınır açılmaz” sözüne karşılık verdi
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Azerbaycan’a Bakü’de verilen “Karabağ işgali sonlanmadan sınır açılmaz” garantisine tepki gösterdi. Serj Sarkisyan’ın, İngiltere’nin Güney Kafkasya Özel Temsilcisi Brian Fall ile yaptığı görüşmede Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin ve Karabağ sorununun ele alındığı belirtildi.
Girişim zarar verir
Ermenistan Devlet Radyosu’na göre, Sarkisyan’ın konuğunun talebi üzerine Türk yetkililerince yapılan açıklamalarını da yorumladı. Sarkisyan, bu çerçevede “Türkiye’nin Karabağ sürecine karışma yönündeki herhangi bir girişiminin sürece zarar vereceğinin birçok defa dile getirildiğini” belirterek “Eğer, Türkiye, sorunun çözümüne yardımcı olmak istiyorsa, sürece karışmaktan kaçınmalı” dedi.
Putin’le ikili zirve bugün
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in davetlisi olarak bugün Soçi’ye gidiyor. Başbakan Erdoğan, saat 13.00’de Rusya Federasyonu Başbakanı Putin ile görüşecek. Erdoğan ve Putin, saat 15.00 de de ortak basın toplantısı düzenleyecekler. Konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle: “Başbakan’ın Soçi’yi ziyareti sırasında iki ülke arasında çok boyutlu güçlendirilmiş ortaklık ve iyi komşuluk geleneği temeline dayanan köklü ilişki ve işbirliğinin daha da geliştirilmesi imkanları ele alınacaktır.”

Erdoğan, sınır işinde kafasına göre takılıyor!
CUMHURBAŞKANI gezilerinin baş konuğu Cengiz Çandar, Ermeni’ye sınır için “Karabağ işgaline son” şartı koyan Başbakan Erdoğan’a demediğini bırakmadı!
Berbat diplomasi
* Yazısının başlığını böyle atan Çandar, “Kafasına göre takılıyor”, “Kendi kalesine gol attı”, “Tek millet, 2 devlet demagojisi”, “Şov” gibi ifadeler kullandı.
Gül’ün her gezisine götürdüğü Cengiz Çandar, Başbakan Erdoğan’a haddini aşan ifadelerle saldırdı.
İlk saldırı Çandar’dan
Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarına ilk tepki Bebek’teki gizemli yemeğe katılanlardan birisi olan Cengiz Çandar’dan geldi. Radikal gazetesindeki köşesinde Başbakan’ın, Bakü ziyaretinde Türkiye diplomasisini Kafkaslar’da batağa sapladığını iddia eden Çandar, “Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Berbat bir diplomasi örneği sergiledi. Türkiye’nin boyutları ve anlamı coğrafyasının çok ötesine geçen Kafkasya diplomasisini ’İlham Aliyev ipoteği’ne bağladı” dedi. Başbakan’ın beş bakanla yaptığı ziyareti ’Baku show’olarak niteleyen Çandar, “Tayyip Erdoğan beyanlarıyla Türkiye’yi diplomatik hareketsizliğe ve son yılların değişmesi gereken statükosunu mahkûm etti.Olduğunu da sanmıyoruz, zira işler öyle yürümez ve yürümüyor.” ifadelerini kullandı. Çandar yazısında satırbaşları ile şunları kaydetti:
Kafasına göre mi takılıyor?
* Bence asıl soru bu sözleri ’Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na kim söyletiyor?
Zira, Karabağ sorunu ve Türkiye-Ermenistan sınır kapısının kapatılmasıyla ilgili kronolojiyi bilen hiç kimse, Tayyip Erdoğan’a bu sözleri böyle söyletemez.
Acaba kendi kafasına göre mi takılıyor?
O da Bebekçilerden
Başkan Erdoğan’ı Bakü’de show yapmakla suçlayan Çengiz Çandar, 18 Şubat 2005’te İstanbul Bebek’teki gizemli yemeğe katılan isimlerden birisiydi. Çandar, Bebek’teki yemekte ABD’nin Büyükelçi görünümlü CIA ajanları Eric Edelman ve Marc Parris, MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal, TESEV’in Başkanı Can Paker, TRT eski Genel Müdürü Cem Duna, ve Hasan Cemal’le bir araya gelmişti. 2,5 saat süren yemekte adı a-mail skandalına karışan Karen Fogg’un da toplantıda olduğu ifade edilmişti.
*Macit Soydan
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

